HAKKARİ İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Hakkari'de Taş İşçiliği

             HAKKÂRİ’DE TAŞ İŞÇİLİĞİ

              Hakkâri merkez, Çukurca, Şemdinli ve Yüksekova’daki Osmanlı Dönemi’nden kalma çeşitli mimari yapı ve mezar taşları ile Nesturilerden kalma eserlerde taş işçiliği ve ustalığı görülmektedir. Yörede taş işçiliğinin görüldüğü cami, kilise, medrese, türbe, köprü vb. mimari örnekler ile tarihi mezarlıklar ve mezar taşları dikkat çekmektedir.

             Mimaride Taş İşçiliği

             Hakkâri’de taşın birçok çeşidini hammadde olarak bulmak mümkün ise de; bunun mimariye işçilik olarak yansıması bu zenginlikte değildir. Buna rağmen yörenin hem İslami eserlerinde hem de Hıristiyan eserlerinde taş malzeme olarak yoğun kullanım alanı bulmuştur. Bu duvar örgülerinde düzgün kesme taş ve moloz taş şeklinde karşımızaçıkmaktadır. Taş süsleme çok az yapıda geometrik ve bitkisel süsleme olarak yapıların belirli yerlerinde tatbik edilmiştir.

Screenshot_6.jpg

               Taş işçiliği gösteren Hıristiyan yapılarının başında,  Nasturilerden kalma 18. yüzyıl başlarında inşa  edilmiş Koçhanis Mar Salita Kilisesi başta olmak üzere birçok örnek mevcuttur. Koçhanis MarSalita Kilisesi, köyün doğu tarafına vadiye hakim noktada doğal kayalık bir platform üzerine kurulmuştur. Yapının dış cephesi tamamıyladüzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Duvarların yarıya kadar olan kısmı gri renkli, üstkesimi açık krem renkli düzgün kesme taşlarla örülmüştür. Güney cephede batı tarafa kaydırılmışsivri kemerli bir girinti teşkil eden taşıntısız kapı ile üst kesiminde güneş saatleri, kitabe ve süslemeler yer almaktadır. Kapı, iki renkli taşlarla sivri kemerli girinti içerisine açılmıştır. Dış kapı sövelerinin süslemeli yekpare taşları yerlerinden sökülmekle kalınmamış, paramparça edilmiştir. Üzengi seviyesinde batıdaki dairesel, diğeri kareşeklinde geometrik geçme kompozisyonları yer almaktadır. Asıl kapı açıklığı dikdörtgen şeklinde olup, üç yandan geometrik örgülü ikişer bordür çerçevelemektedir. Alınlığın yüzeyi ise rozet ve üçlü haç motifi ile doldurulmuştur. Kapı sövelerinin süslemeli yekpare taşları yerinden sökülmüş ve kırılmış vaziyette etrafa dağılmıştır. Cephenin çatıya yakın üst kesiminde batı tarafta sekiz satırlık Nasturice bir kitabe yerleştirilmiştir.

               Biri bunun altında, diğeri ortaya yakın yerde dairesel şekilde iki güneş saati yer almaktadır. Bunlarda süslemeler de mevcuttur. Ayrıca kapının üzerinde iç içe daire geçmeli bir kompozisyon daha yer almaktadır. Diğer doğu, batı ve kuzey cephede herhangi bir süsleyici unsur görülmemektedir. İçerisi sivri kemerlerle üçe bölünmüştür. Bölüntüyü sağlayan sivri kemerler düzgün kesme taşlarla gerçekleştirilmiştir.

               Kemerler üzengi seviyesine kadar hafif taşıntılı plaster şeklinde duvar payeleri üzerine oturtulmuştur. Bunların araları da aynı seviyede sonlanan yuvarlak kemerli arkadlar şeklinde düzenlenmiştir. Doğu duvarı düzgün kesme taş kaplamalı olup, biri ortada, diğeri güney yanda sivri kemerli iki kapı yer almaktadır. Ayrıca ortadaki kapının üzerinde basamak şeklinde iki yana kademeli yükselen bir silme ve iki kapı arasında istiridye yivli bir niş mevcuttur.

               Mezartaşlarında Taş İşçiliği

               Hakkâri merkez ve ilçelerinde tarihi mezarlıklar ve mezar taşları taş işçiliği açısından dikkat çekici özellikler göstermektedir. Çoğunluğu Hakkâri il merkezinde yer almakta olup, Osmanlı Devri’nden kalma mezar taşlarıdır. Bunlar şahideli mezar şeklindedir. Şahideler genelde kitabeli ve tarihlidir. Malzeme olarak yörede bulunan serpantin taşı kullanılmıştır. Merkezdeki Kızıl Kümbet, Melik Esed ve Kale Altı Mezarlıkları ile Yüksekova’daki Güçlü (Peyman), Karabey (Serdeşt), Çukurca Mezrası Mezarlıkları’nda da tarihi mezar taşları yer almaktadır.
Screenshot_4.jpg

                   Kızıl Kümbet Mezarlığı, Gülereş Baba Mahallesi”nde, kuzeyden güneye doğru eğimli bir sırtta yer alan mezarlık halk tarafından ziyaret edilen ve kutsal bilinen yerlerden birisidir. Zaviye kalıntısının kuzey tarafındaki düzlük kesimde Osmanlı Dönemi’nden kalma üzerleri kitabeli, zengin bitkisel ve geometrik desenli mezar taşları mevcuttur. Mezarlık alanında çoğu yerlerinden  sökülmüş ve kırılmış 40 adet mezar taşı tespit  edilmiştir.

                   Mezarlıkta bulunan Abdullah Han ve annesi Hazreti Rabia Sultan’ın mezarları önemlidir. Abdullah Han’ın Mezarı, mezarlığın ortaya yakın bir yerinde, zaviyenin kuzeybatısında bulunmaktadır. Baş ve ayak şahidelerinden oluşmaktadır. Ayakucu şahidesine göre 1194  (1780) tarihlidir. Ustası “Amile Muhammed” şeklinde şahide üzerine yazılmıştır.

                   Melik Esed Mezarlığı, Biçer Mahallesi’nde Melik Esed Camisi’nin batı tarafında haziresi şeklindedir. Burada ve civarında 17 tanesi yerinde  dikili diğerleri etrafa dağılmış 25 adet mezar taşı bulunmaktadır. Bu mezar taşları da Osmanlı  devrinden kalma kitabeli, bitkisel ve geometrik süslemeleriyle dikkat çekmektedir.

                   Burasının da etrafı valilikçe ihata duvarı ve tel örgü ile kapatılarak koruma altına alınmıştır. Burada Muhammed Nasır Bey, Behram Bey ve Emine Hanım’ın mezar taşları dikkat çekmektedir. Emir Muhammed Nasır’a ait mezartaşı ayakucu şahidesine göre 1238 (1822) tarihlidir. Ustası “Amile Muhammed” şeklinde ayakucu şahidesinin  arkasına yazılmıştır. Kale Altı Mezarlığı, Biçer Mahallesinde kalenindoğu kesiminde kalan genişçe bir alanı kapsayan ve günümüzde gömünün devam ettiği bir mezarlıktır.

                    Bu nedenle tarihi özelliğini kaybetmiş  durumdadır. Mezarlığın muhtelif yerlerinde çoğu yerlerinden sökülüp gelişi güzel dağılmış vaziyette mezar taşlarına rastlanmıştır. Ayrıca Yüksekova’da Güçlü Köyü,   Demirkonak Köyü Çukurca Mezrası ile Serdeşt (Karabey) Köyü Tarihi Mezarlıkları bulunmaktadır.